"Kimde bir güzellik varsa, bilsin ki ödünçtür." (Yunus Emre)  

Haberler ve Duyurular

13
Mayıs
2013

"Tarihe Sığmayan Âkif" yayınlandı.

12
Mayıs
2013

Aşkın Fatihi - Hz Eyüb Sultan basım aşamasında

2
Ocak
2013

"Görmeden Sevmek" NT ve Diğer kitapçılarda...

2
Ocak
2013

Tüm kitaplar "Mavi Lale Yayınevi"nden temin edilebilir.


ŞEHZADE’NİN ŞEHRAZAT’I

“Bir dil mi kaldı ey sevgili aşkınla hayran olmamış”
Entrika…
Çile…
Gurbet…
Aşk, zulüm…
ve şiir…
“Başıma bin yıl gam yağmuru yağsa, yine yârimden yüzümü çevirmeyeceğim,” diye çağlayan, istikrarlı ve sırlarla dolu büyük bir aşk…
Sultan Cem, hayatı en trajik olan Osmanlı şehzadelerinden biridir.
Sultan Bayezid’in uzattığı kardaşlık elini tutamadı.
Taht ve taç hırsıyla Rodos şövalyelerin kapanına yakalandı.
Yıllarca kulelerde esir kaldı.
Çan sesleri altında ezan okudu.
Frenk kızlarıyla yaşadığı iddia edilen aşklar çok konuşuldu.
Ama onların hepsi asılsızdı. Asıl olan sevdasının adı, Şehrazat’tı…
Şükrü Altın’ın güçlü kalemiyle yazılan bu eşsiz roman Sultan Cem’in feryadnâmesidir.



II. ABDÜLHAMİD EFSANESİ
Yıldız İstihbarat Teşkilatı

Sultan II. Abdülhamid için tarih ne yalanlara sahne oldu.
“Kızıl Sultan, kan emici, Yıldız canavarı, vatanını satan adam”… Daha nice kuyruklu iftiralar!… Yalan tarihin gürültüsünden bıktık.
Amcası Abdülaziz’in tahttan indirilmesi ve şüpheli ölümü, ağabeyi V. Murad’ın tahtta geçirildikten üç ay sonra ruhsal çöküntü geçirdiği iddiasıyla tahttan indirilerek Çırağan Sarayı’na hapsedilmesi neticesinde başlamıştı hükümranlığı. Bir yandan dış borçlar, bir yandan iç isyanlar ve kanlı darbe fırtınaları…
Zor günlerden geçiyordu imparatorluk.
II. Abdülhamid’in otuz üç yıllık iktidarı boyunca oluşturduğu eserlerinden izlediği politikalara ve Yıldız İstihbarat Teşkilatı’nın ettiği amansız mücadeleden şaşırtıcı jurnallere kadar uzanan bir serüven…
İşte size sağanak sağanak tarih…
Bilinmeyen yönleriyle Sultan II. Abdülhamid Han
Bir toz zerresinde bile tarihin doğrusunu arayan Şükrü Altın’ın kaleminden her satırı düşündürücü, her satırı sarsıcı bir eser…



AŞKIN ADI YAVUZ / CARİYE

Gümüş eyerli yağız atının üzerinde bir yiğitti Yavuz. Keskin bakışları ile; “Davranın yiğitlerim” diye haykırışında, sadece yiğitleri değil sancak ve tuğlar da şahlanıyordu. Öyle bir saldırın ki diyordu, “düşman bile düşmanlığına doymasın!”
Büyük bir cengin haberini veriyordu.
Ya o cariye?
Peri yüzlü, dal boylu, kalem kaşlı, al yanaklı cariye. Konuşunca gamzelerinde çiçekler açan, susunca gözlerinde doru kısraklar koşan cariye. Sarayın has odasına girdiği andan itibaren büyük bir aşkın haberini veriyordu.
Yavuz bir yiğit, cariye bir dilber…
Biri dünyaya hükmeden bir sultan, diğeri o sultanın aşkı ile şehadet şerbetini içen bir Çerkez kızı...
Ve ortaya çıkan bu müthiş eser.
Her satırı sürükleyici,
Her satırı etkileyici…



Hz. YÂR

Yemen illerinden esen rahmet rüzgârı…
İsmi Üveys’ti…
Yemen’in Karen Köyündendi…
Annesinden başka kimsesi yoktu…
Resûlullah’ı(sav) görmeden Müslüman olmuştu…

Resûlullah(sav) mübarek hırkasının ona verilmesini vasiyet etmiş ve Veysel Karani için, “Yemen tarafından rahmet rüzgârı estiğini duyuyorum,” buyurmuştu.

Hasretin bağrımı yakar
Gözyaşlarım çağlar akar
Ya Muhammed, ey can Ahmet



Sürgündeki / SON HALİFE /Abdülmecid Efendi

Son Halife… İyi ki yazmış… Çünkü “Son Halife” deyince, yine “yasak”larla iç içe “saklı” bir tarih çıkıyordu. Sanırım yazar, kolay okunması ve akılda kalması için roman üslubunu tercih etmiş, yoksa bu tam anlamıyla araştırmaya dayalı belgesel bir çalışma, “roman” denilip geçilemeyecek bir eser… Yüreğinize ve kaleminize sağlık Şükrü Bey… Yeni çalışmalarınızı sabırsızlıkla bekleyeceğim.
                                                                        Yavuz Bahadıroğlu

Eski eğitimcilerden Şükrü Altın’ın “Sürgündeki Son Halife Abdülmecid Efendi” isimli kitabını dikkatle ve hüzünle okudum. Son halife Abdülmecid Efendi’ye karşı, Cumhuriyet Hükümeti’nin takındığı tavır, yüreğimi kanattı. Şükrü Altın, çok dikkat çekici tespitlerde bulunmuş… Vefasızlığımıza ve tarih şuurundan kopuşumuza bir kere daha yandım!
                                                                        Yavuz Bülent Bakiler

Şükrü Altın hocamızın romansı bir lezzette yazdığı Sürgündeki Son Halife Abdülmecid Efendi kitabını okuduğunuzda saklı tarihimizi öğrenerek hayretler içinde kalacaksınız…
                                                                        Ahmed Günbay Yıldız



HİLAFET’İN ÇIĞLIĞI

Kur’an mucizesini yeryüzüne hâkim kılmak için Allah(c.c.) tarafından görevlendirilen Resulullah Efendimiz’in(s.a.v.) de yeryüzünde halifeleri vardı.
Halifeliğin kaldırılmasının üzerinden 91 yıl geçmiş olmasına rağmen hâlâ gündemde kalmaya devam etmektedir. Hem Türkiye’de hem de dünyanın başka yerlerinde hilâfet makamının yeniden kurulması için toplantı ve gösteriler yapılmaktadır.
Batı her koldan hilafet makamına saldırıya geçmişti. Haçlılar korktukları halifeliği yıkmak için başta İngilizler olmak üzere çok mücadele verdiler. Onlara göre halifelik bir daha çıkmamak üzere tarihin mezarlığına gömülmeliydi. Müslümanların tefrikaya düşmesiyle sonunda hilafet makamı kaldırıldı.
Batı’nın İslâm dünyası üzerindeki katliam ve kıyımlarına dur demenin zamanı ne zaman gelecek? Birçok Müslüman ülkede hâlâ görülen savaş, kan ve acılar ne zaman sona erecek? Müslümanların acı çığlığı ne zaman dinecek?



HZ. EBÛ EYYÛB EL ENSÂRİ

Peygamber Efendimiz’in (s.a.v.) mihmandarlığını ve korumalığını yapan, sancağını savaşlarda taşıyan, Peygamberler Peygamberinin bağrı yanık sevdalılarından, Kur’ân ve sünnet bilgisiyle derya olmuş büyük bir sahabe… Peygamber Efendimiz’i (s.a.v.) Mekke'den Medine'ye göç ettiği zaman evinde ilk kez ve yedi ay boyunca misafir edip yanından hiç ayrılmayan, cihad aşkıyla O’nu âdeta bir gölge gibi takip eden, Bedir, Uhud ve Hendek savaşlarının kahramanı… Mücadele ve zaferlerle dolu bereketli ömrü boyunca haksızlıklara, yanlış yorumlamalara hiç tahammül edemeyen, hiçbir zaman doğru bildiğini söylemekten çekinmeyen, akşam namazını geç kıldıran Mısır valisine sözünü esirgemeyen gazi Ebû Eyyûb el-Ensâri Hazretleri… Yaşlı ve hasta durumdayken bile ordunun İstanbul seferine hazırlandığını duyunca, heyecan ve cihad aşkıyla hastalığını unutan ve sefere katılan, kendine rehber edindiği “Bizim uğrumuzda cihad edenlere, elbette biz, yollarımızı gösteririz.” ayet-i kerimesinin izinden emin adımlarla ilerleyen yüce zat…



TEŞKİLAT-I MAHSUSA - Bir Gizli Teşkilatın Öyküsü

Osmanlı’nın dağılış dönemindeki direnişin adı olan Teşkilat-ı Mahsusa, bir döneme damgasını vurmuş, büyük bir istihbarat örgütüdür. Bu kitap ile üç kıtada örgütlenen Teşkilat-ı Mahsusa kahramanlarının Anadolu’dan yollara düşüp Balkanlar’da, Afrika’da, Ortadoğu’da, Kafkaslar’da, Türkmenistan’da, Hindistan’da ve Çin’de vatan uğruna verdikleri acı dolu mücadelelere şahitlik edeceksiniz.
Sayfaları çevirdikçe yürekleri ülke sevgisiyle dolu bu kahramanların özlemini duydukları gelecek için nasıl savaştıklarını, yaptıkları eşsiz fedakârlıkları kelimeler ile anlatmanın mümkün olmadığını siz de anlayacaksınız… Örneğin Eşref Kuşçubaşı, tarihçi Cemal Kutay’a el notlarıyla verdiği anılarında şöyle diyordu:
“Hiçbir harpte, Trablusgarp’ta olduğu kadar yalnızlığımızı hissetmemiştik. Çöl sıcaklarında yaralarımızı saracak pamuğumuz, merhemimiz yoktu. İçinde amonyak vardır diye yaralarımızın üzerine idrar döküyorduk.”



KUR'AN'IN ANAHTARI

Vahye açılan kapı. Vahiyle açılan yepyeni bir dünyanın ilk başlangıç noktası FATİHA. Bizler içinde bir şifa kaynağı, huzur kaynağı ve hidayet kapılarını açan bir anahtar olması dileğiyle...



TARİHE SIĞMAYAN ÂKİF

HAKKIDIR HAKKA TAPAN MİLLETİMİN İSTİKLAL Çanakkale’yi, Balkanlar’ı, Filistin’i, Sarıkamış, Sakarya’ı; yaşayarak, heyecanını hissederek destanlaştıran Mehmet Âkif… ‘Bir Medeniyet Destanı Şaheser’ olan Safahat’ta; milletin duygularını, beklenti- lerini, özlemlerini, safha safha dile getirecek; yürekleri coşturan, şahlandıran Mehmet Âkif Ersoy…



VEYSEL KARANİ VE ÜVEYSLİK

Yemen illerinden esen rahmet rüzgârı, İsmi Üveys’ti… Yemen’in Karen köyündendi… Anne sevgisiyle yoğrulmuştu… Resulullah’ı (s.a.v.) görmeden müslüman olmuştu… O’nun aşkıyla yanıp tutuşmuştu…Resululah (s.a.v.) mübarek hırkasının Ona verilmesini vasiyet etmiş ve Veysel Karani için; “Yemen tarafından rahmet rüzgârı estiğini duyuyorum” buyurmuştu.



GÖRMEDEN SEVMEK (ROMAN)

Sabah akşam Rabbinin rızasını dileyerek, O’na yalvaranlarla birlikte ol. Allah’a giden yollar halkın nefeslerinin sayısı kadardır. Ama onların hepsi kapalıdır. Bu yollar, sadece Resulullah’ın (s.a.v.) izinden gidenlere açıktır. Allah (c.c.) o büyük Nebi’ye salât ve selam eylesin.



FATİHA-I ŞERİF (ÜMMܒL KİTAB)

Kitab’ın (Kur’an) Anası İnsanlığa doğru yolu göstermek üzere indirilmiş olan Kur’an’ı Kerim’in ilk sûresi FATİHA. Namazlarda ilk ve en çok okunan sûre FATİHA. Kur’an’nın özü olan ana esasları (Tevhid, Nübüvvet, Haşir, Adalet) ihtiva eden sûre FATİHA. Vahye açılan yapyeni bir dünyanın ilk başlangıç noktası FATİHA. Bizler için bir şifa kaynağı, huzur kaynağı ve hidayet kapılarını açan bir anahtar olması duasıyla...

2012 © All rights reserved